Embed

Değişen

Değişen

 

 

Güllerin içindedir güneş

Soy kütüğü eski bir ağacın

Hışırdayan yapraklarında

Senin saçlarını tarar aynı anda

Toroslar’dan yakasını kurtarmış rüzgâr

 

Yoktur elbet ölümsüzlük iksiri

Yürür durmadan yürür insan ölüme

İşte varlık, o hep güzeldir

Yaz bahçelerinde cırcırlarla büyür

 

Sabrımızı sınar testilerde şarap

Akkor olup düşer içimize

Güneş altında kalmış gibi

Uçar kazlara doğru yalın esriklik

 

 

Karmakarışık işler

 

 

            Saçlarının içindedir güneş, kuşlar denizle bakışıyor telin üstünde, ey dağlar diyorum, avcı yolları geçiyor içimden, bozulmamış bağlardan havalanan kuşlar geçiyor, bir kitap düşüyor elimden sözcükler yuvarlanıyor ağacın dibine, karmakarışık kokular karışıyor renklerle, dünya - yıka kirli ellerini diyorum. Bana bakıyor bir kuş, ben yan yana geliyorum turna görmemiş sokakların çocuklarıyla, ateş yakıyor barikat kuruyorlar, hepsini tanıyorum, bulut gözlü karaşın bir günün bitiminde özgürlük için öldüklerini yaz biliyor, atlar onları çağrıştırıyor. Sınırı yok üretken sözün, ben bunu biliyorum, bir de yağmurun altında kaldığımı kuğular gibi.

            Git, kendine benzer bir ay bul diyorum. Çığ düşüyor sesime. Fırdönüyorum.

 

 

AHMET ADA

 

 

 

 

 

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !